KESK üyelerinden eylem yapan öğretmenlere destek

KESK İzmir Şubeler Platformu öncülüğünde Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde toplanan KESK üyeleri, “Haklarımızı ve taleplerimizi içermeyen öğretmenlik meslek kanununa hayır” yazılı pankart açtı. KESK üyeleri, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam”, “Direne direne kazanacağız”, “Laik bilimsel ana dilde eğitim”, “Yusuf Tekin istifa” sloganları attı. 

“SENDİKAL AYRIMCILIK YAPILDI”

Eylemde, KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Nihat Filiz, basın açıklaması yaptı. Açıklamada, şunlar kaydedildi:

*Anayasal hakkını kullanmak, ülkemizi karanlığa sürükleyecek Öğretmenlik Meslek Kanunu yasa teklifine karşı tepkisini ifade etmek isteyen Eğitim Sen ve bağlı sendikalarımız yönetici ve üyeleri, Konfederasyonumuz Yürütme Kurulu üyeleri Ankara’nın, mafyanın çiftliği haline gelmesine seyirci kalan güvenlik güçlerinin gazlı, coplu, tekme tokatlı saldırısına uğradı.

*Başka bir sendikanın yürüyüşüne olması gerektiği gibi izin veren güvenlik güçleri sendikamız Eğitim Sen’in yürümesini ve basın açıklamasını ise çoğunluğu sendika MYK üyelerimiz, yöneticilerimiz olmak üzere 11 arkadaşımızı darp edip gözaltına alarak engellemiştir. Açıkça sendikal ayrımcılık yapıldı. Konfederasyonumuz Yürütme Kurulu üyeleri, sendikalarımız yönetici ve üyeleri yerlerde sürüklenmiş, hedef alınarak gözlerine gaz sıkılmıştır.

“SESSİZ KALMAYACAĞIZ”

Konfederasyon ile Eğitim Sen yönetici ve üyelerine yapılan bu müdahalenin kınandığı vurgulanan açıklamada,  temel hak ve özgürlüklerin polis zoru ve şiddetiyle ortadan kaldırıldığı belirtildi. Açıklamada, şöyle devam edildi:

*Saldırıyı gerçekleştiren, haklarımızı kullanmamızı engelleyenler ve sendikal ayrımcılık suçunu işleyenler hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı ifade etmek istiyoruz. Bu saldırılar, yasaklamalar, işkence ederek gözaltına almalar fiili ve meşru mücadelemizden bir adım olsun geri adım attırmayacaktır.

*Toplumsal ilişkileri ve geleceğimizi kendi ideolojik referanslarına göre şekillendirmeyi hedefleyen Öğretmenlik Meslek Kanununu sessiz sedasız Meclis’ten geçirmek istiyorlar. Sessiz kalmayacağız. Haklarımıza ve geleceğimize sahip çıkacağız.

*Sendikamız Eğitim Sen Öğretmenlik Meslek Kanunu (ÖMK) gündeme getirildiği günden bu yana teklifinin tehlikelerine ve iktidarın teklifle neleri hedeflediğine dikkat çekmektedir. İktidara ve Milli eğitim Bakanlığına uyarılarda bulunmaktadır. Ancak AKP-MHP iktidar bloğu uyarıları ve eleştirileri dikkate almadığı gibi cemaatlerin, tarikatların isteklerine göre hareket etmektedir.

*Yasa teklifinin hazırlanma sürecinde yandaş sendikalar dışında kimsenin düşünce ve önerileri alınmamış, eleştirilere kulaklar tıkanmış, Bakanlık bildiğini okumuştur. Peki, Eğitim Sen ve bizler bu kanun teklifine neden karşı çıkmaktayız?

*Kanun teklifi öğretmenlik mesleğini değersizleştirmekte, öğretmenlerin iş güvencesini ciddi anlamda tehdit etmekte, eğitim fakültelerinden mezun olmayı ayrıntıya indirgeyip kurulacak Eğitim Akademileri üzerinden AKP kadrolarını yetiştirmeyi hedeflemektedir. Öğretmenlerin ekonomik sorunlarına çözüm üretmemekte, eşit işe eşit ücret ilkesini ortadan kaldırmaktadır.

*Eğitim emekçilerinin özlük haklarını zayıflatmakta, ayrımcılığı ve eşitsizliği derinleştirmektedir. Eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarını önemli oranda ortadan kaldırmakta, eğitim fakültelerinden mezun olmayı öğretmenliğe atanmada bir ayrıntı haline getirmektedir. Özel okul ve kurslarda öğretmenlik yapanların başta taban ücret düzenlemesi olmak üzere temel ekonomik ve sosyal haklarına, ücret ve çalışma koşullarına ilişkin bir düzenleme içermemektedir.

*Kanun taslağında öğretmenlerin sorumlulukları detaylı bir şekilde belirtilirken, hakları konusunda daha genel ifadelerin kullanılmış olması dikkat çekmektedir.  Öğretmen adaylarına ve öğretmenlere yönelik disiplin cezalarının ve bu cezaları gerektiren fiil ve davranışların detaylı olarak düzenlenmesi bir gözdağı, öğretmen ve öğretmen adaylarının iş güvencesine yönelik açık bir tehdittir.

“ÖĞRETMENLERİN STATÜSÜ TAVSİYESİ METNİNİ ESAS ALIN”

Açıklamada, kanun teklifinin derhal geri çekilmesi istenerek, şöye denildi:

“Gerçek bir meslek kanunu hazırlamak istiyorsanız, ILO ve UNESCO ortak belgesi olan; ‘Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi’ metnini esas alın. 5 Ekim 1966 yılında kabul edilen ve Türkiye tarafından da onaylanan bu tavsiye kararı, öğretmenlerin toplumsal statüsüne yönelik olarak bugüne kadar atılmış en önemli ve kapsamlı adımdır. Bu metin dikkate alınmadan hazırlanan bir Meslek Kanununu kabul etmemiz mümkün değildir. Gelin tüm eğitim emekçilerinin ekonomik, demokratik, özlük haklarını iyileştirmeyi amaçlayan öğretmenlerin haklarını koruyacak, eşit işe eşit ücret ilkesine dayanan, adil ve kapsayıcı bir meslek kanununu hep beraber hazırlayalım.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir