İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, partisinin 3. Olağan Kurultayı’nda konuştu: (2)

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Cumhuriyet Halk Partisinden 15 milletvekili istedik. Hayatımın en büyük pişmanlığıdır. Sayın Kılıçdaroğlu’na bir kez daha teşekkür ediyorum ama o gün bugün 15 milletvekilinin bedelini ödeyemedik. Ömer Seyfettin’in ‘Diyet’ine döndü bu iş.” dedi.

Akşener, partisinin ATO Congresium’da düzenlenen 3. Olağan Kurultayı’nda yaptığı konuşmada, siyaset anlayışlarının yönü, yolu ve pusulasının milletin kendisi olduğunu belirterek, Türkiye için vadettikleri siyaset anlayışının temelinin, milletin kutlu iradesi, millet iradesinin ölçüsünün de sandıktan çıkan sonuç olduğunu söyledi.

“Sandığa, yani büyük seçime gelmeden evvel parti içindeki sandıklardan konuşalım” diyen Akşener, genel başkan seçildikten sonra çeşitli yöntemlerde demokrasiyi oluşturmaya çalıştığını, bu amaçla iki kere “blok liste”, “çarşaf liste” ve “yarı çarşaf liste” yaptığını ancak bunlara itirazlar geldiğini ve kimseyi mutlu edemediğini anlattı.

Akşener, kurultayların hesaplaşma yeri olduğuna işaret ederek “Ben hesap vereceğim, siz de hesap vereceksiniz. Öyle çirkinlikler yapıldı ki günlerce uyuyamadım. Burada söyleyemeyeceğim, öyle pislikler oldu ki tekrar edemeyeceğim. Sonra gördüm ki olmuyor. Herkes her şeyi istiyor, yetmiyor. Milletvekili olunuyor, yetmiyor. GİK üyeliği isteniyor, GİK oluyor, yetmiyor, genel başkan yardımcılığı isteniyor. Kardeşim kadrolarımız sınırlı. Bırakın da birileri de o görevleri yerine getirsin. Hayır, yok, yok.” diye konuştu.

“Savaşmalıydık, bileğimizin gücüyle o seçime girmeliydik”

Sonra altılı masa meselesinin ortaya çıktığını ifade eden Akşener, şöyle devam etti:

“Şimdi biz fedakarlık yapan insanlarız ya, Türkiye bizim için önde ya, genel başkanınız bu konuda her türlü feragati, fedakarlığı yapan insan ya… Dolayısıyla biz bu parti seçime girebilsin diye önce Cumhuriyet Halk Partisinden 15 milletvekili istedik. Hayatımın en büyük pişmanlığıdır. Hesap yapıyoruz, hesap veriyoruz. Buyurun. Savaşmalıydık, bileğimizin gücüyle o seçime girmeliydik. Girmiyorsak da gereğini yapmalıydık. Savaşmadık, savaşmadık, savaşmadık. 15 milletvekili istedik, Sayın Kılıçdaroğlu’na buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. Ama o gün bugün 15 milletvekilinin bedelini ödeyemedik. Ömer Seyfettin’in ‘Diyet’ine döndü bu iş.”

Beraber seçime girdiklerini ama psikolojik olarak kendisini çok kötü ve aşağılanmış hissettiğini ifade eden Akşener, şöyle devam etti:

“Hayatımın hiçbir döneminde asla hissetmediğim kadar çaresiz hissettim. Çünkü savaşmadık. Ben savaşı, mücadeleyi, canımla, kafamla, kellemle top oynamayı severim. Yapamadık, yapamadık. 28 Şubat’ta oynadım, şu kadar umurum olmadı. Tayyip Erdoğan’la ters düştük, mücadele ettim, şu kadar umurum, korkum olmadı. Her hafta benim tutuklanacağımı söyleyenler oldu aramızda. Hatırlıyor musunuz? Her hafta ben tutuklandım, ‘Can, baş üstüne’ dedim, şu kadar umurum, korkum olmadı. Ama cesaret edemedik, savaşmadık, mücadele etmedik. 15 milletvekili aldık. Bu bize neye mal oldu? Kuyruk siyasetine mal oldu. Ama eğriye eğri, doğruya doğru bu aynı zamanda Türkiye’ye büyük bir iyilik yaptı. Cumhuriyet Halk Partisi ile yapılan bu işbirliği, sağda bulunan her renkten siyasi görüşteki insanların Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili ön yargılarının değişmesine sebep oldu. Sonra bu değişme, altılı masayı, Millet İttifakı’nı getirdi.”

Akşener, bugüne kadar hiçbir kararı kendi başına vermediğini, varsa bütün başarısızlığın sorumlusunun kendisi, varsa başarının sahibinin ise partililer olduğunu söyledi.

“Artık bu partide şımarıklık, hadsizlik, saygısızlık bitmiştir”

Demokrasi konusuna değinen Akşener, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Sayın Kılıçdaroğlu’na randevu aldım, gittik. İki parti yerel seçimlere birlikte gitmeyi teklif ettik, sonuçta bir başarı çıktı. Beni en çok ilgilendiren, etkileyen, üzen ne oldu biliyor musunuz? ‘İstanbul seçimini biz değil HDP kazandırdı, efendim bilmem nerenin seçimini biz değil HDP kazandırdı.’ Yuh, muh yok. Bugün hesaplaşıyoruz. Hesap veriyorum. Hesap soracağım sonra. Artık bu partide şımarıklık bitmiştir, hadsizlik bitmiştir, saygısızlık bitmiştir. Herkes haddini bilecek. Sonrası çok ilginç oldu. Biz hariç herkes kazanmayı sağladı. O gün anladım ki İYİ Parti, sadece iktidar değil muhalefetin bir bölümü, muhalefetin tırnak içi kanaat önderleri, tanzim edicileri tarafından da tehdit, tehlike görülen bir siyasi partidir. Anladım ki İYİ Parti, milletin partisidir, milletin vicdanının su terazisidir.”

Seçim öncesi temayül yaptıklarını ve çıkan sonuçlara mümkün olduğunca uyduğunu ifade eden Akşener, şunları kaydetti:

“Temayülde geride çıkan arkadaşlarımız, sıra satmaktan tut her türlü ahlaksızlığı öne koyan açıklamalar yaptılar. Arkadaş 17’de çıkmış. Tüh tüh özür dilerim, çıkaramadım sizleri, kusura bakmayın. Madem kurucusunuz, madem bilmem hangi görevdesiniz, kardeşim niçin bugüne kadar o üyenin kendisine ulaşmadınız, teşkilatlarımıza ulaşmadınız da ‘Bana yar olmayan kara toprağın’ diyen, partimizi yerle bir eden, yandaş televizyonlarda, bizimle ilgili ahlaksız görüşleri olan yerlerde partimizi her türlü iftiranın karşısında bıraktınız? Diyorsunuz ki ‘Bana yar olmayan kara toprağın.’ Siz kim, Türk milliyetçiliği kim? Siz kim, Türkiye kim? Siz kim, Türklük kim? Saygısızlar.”

“Gereğini bizzat ben yapacağım”

Partililerin kurultayda oy kullanacağını ve kendisinin üç hakkı olduğunu belirten Akşener, “Bir, çarşaf. İki, yarı çarşaf. Üç, blok. Ama şimdi yanımda bir şey var. Bu ne biliyor musunuz? Bütün üst kurul delegelerimizin, milletvekillerimizin isimleri olan bir torba. Bana kala kala kura kaldı. Ayıp be ayıp. Kura mı çekeyim ben? Milletvekillerini, GİK’i kurayla mı belirleyeyim? Ne istiyorsunuz kardeşim? Saygısızlar, saygısızlar. Hesabımızı bugün ortaya koyduk, yarın göreceğiz. Bundan sonra partimize saygısızlık eden, sosyal medyadan, oradan buradan zarar vermeye kalkışan herkes hakkında gereğini bizzat ben yapacağım.” diye konuştu.

Akşener, bir seçim döneminin daha geride kaldığını anımsatarak, “Bizim siyasetimizde milletin verdiği kararın karşısında mazeretlere yer yoktur. Çünkü bizim için milletimizin iradesi baş tacıdır. Çünkü biz siyasetimizi şikayet üzerine değil, cesaret üzerine şekillendiririz.” dedi.

Demokrasinin yalnızca milletle beraber inşa edilebileceğini kaydeden Akşener, İYİ Parti olarak yaşanılan seçim yenilgisine ilişkin muhasebelerini açık yüreklilikle yaptıklarını ve yapmaya devam ettiklerini bildirdi.

Seçimin ayrıştırma ve suni kavgaların gölgesinde yapıldığını ifade eden Akşener, şunları söyledi:

“Bu seçimlerde verilen esas mesaj, siyasetin hapsedildiği bu çıkmazdan kurtarılmasıdır. Millet için milletle beraber yapılan yeni bir siyasetin bir an önce önünün açılmasıdır. Ama öyle sadece sözle değil gerçek bir yeniliği başlatarak, eskinin tozlu sayfalarını geride bırakarak, sadece kişilere değil topyekun bir anlayışa karşı koyarak siyasette bu anlayışı değiştirmenin yolu da her şeyden önce 85 milyon insanımızı oy tercihleri, hayat görüşleri veya yaşam biçimleri üzerinden maruz bırakıldığı keskin tanımlardan, sıkıştırıldığı kutuplaşma alanlarından derhal kurtarmaktır.”

“Önce Kılıçdaroğlu’nun üzerine yürüdüler sonra Akşener ve İYİ Parti gündeme geldi”

Cumhurbaşkanı Seçimi’ni kaybetmeleri nedeniyle pek çok hata ve kusur üzerinde durulabileceğini söyleyen Akşener, “Önemli olan bunlardan ders çıkarmaktır. Ama son zamanlarda ben konuşmuyorum, izledim. Enteresan biçimde önce Sayın Kılıçdaroğlu’nun üzerine yürüdüler kanaat önderleri, elitler, aklınıza ne geliyorsa. Sonra baktılar ipin ucu kaçtı, ‘Bunu dengelemek lazım’ dediler ve olağan şüpheli Meral Akşener ve İYİ Parti gündeme geldi.” diye konuştu.

Bu süreçte “Seçim için İYİ Partinin yeterli düzeyde çalışmadığı ve bu sebeple seçimin kaybedildiği” iddialarının da ortaya atıldığına değinen Akşener, “Ne kadar büyük bir insanmışım ki cumhurbaşkanının kazandırılması da, kazandırılamaması da benden kaynaklıymış. Aldım, kabul ettim, başıma koydum. Bir dahakine söz kazandıracağım.” ifadesini kullandı.

Belediye seçimleri ile ilgili de konuşan Akşener, “Derler ki insafınız kurusun. Anlıyorum eşitlemeye çalıştınız, biraz ipin ucu kaçtı. Korktunuz, dengelemeye çalıştınız, ‘İstanbul’u kazandıran HDP’dir’ açıklamanızda olduğu gibi… İyi, bundan sonra size hayatta başarılar diliyorum.” dedi.

“Önümüzdeki dönemde de rolümüz, milletle birlikte yapılan yepyeni bir siyasetin önünü açmaktır”

İYİ Partinin hakikate kulak tıkamayacağını ve doğruyu da alkışlayacağını dile getiren Akşener, şunları kaydetti:

“Milletimizin ‘git’ dediği yere gideriz, ‘ol’ dediği yerde oluruz, ‘konuş’ dediği yerde konuşuruz, ‘dur’ dediği yerde dururuz. Çünkü bizim siyasetimizin öznesi, milletimizdir. Çünkü bizim siyasetimiz, milletimiz bizi hangi göreve layık gördüyse o görevi hakkıyla yapmayı, milletimize en iyi şekilde hizmet etmeyi emreder. Çünkü bizim siyasetimiz, bir elin beş parmağı ayrı ayrı yerlere çekiştirilirken o beş parmaktan sımsıkı bir yumruk yapmayı hedefler. Nitekim İYİ Parti olarak önümüzdeki dönemde de rolümüz, millete rağmen değil milletle birlikte yapılan yepyeni bir siyasetin önünü açmaktır.”

Mevcut siyasi anlayışın değiştirilmesi gerektiğini vurgulayan Akşener, “Birini döverek diğerini de severek büyüyen, milletimizi kimlik ve tercihleri üzerinden birbirine düşüren, derdi milleti olmayanlar için fevkalade konforlu olan bu siyaset anlayışına Allah’ın izni, milletimizin teveccühüyle son vereceğiz. Gönüller arasına örülen duvarları teker teker yıkacağız. Ortak dertlerimize odaklanacak, ayrıştığımız noktaları da tıpkı özümüzde olduğu gibi güç alacağımız bir zenginlik sayacağız.” diye konuştu.

Cumhuriyet değerlerinin yok sayılmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan Akşener, şu açıklamalarda bulundu:

“Bugün burada hep birlikte yeni bir sayfa açacağız. Bugün buradan hep birlikte yeni bir söz söyleyeceğiz, büyük Türk milletinin her bir ferdine, yeni bir yol sunacağız. Ancak tıpkı dün olduğu gibi bugün de açtığımız sayfa, milletin sayfası olacak. Bu sayfada tükenmiş kalemlerin izleri olmayacak, millete tepeden bakanlara, her şartta kendini düşünenlere yer olmayacak. Söylediğimiz söz, milletin sözü olacak. Bu sayfada yalana bulanmış iftira sözcükleri olmayacak. Sunduğumuz yol, milletin yolu olacak. Bu yolda, hiçbir yere varmayan, çıkmaz sokaklar olmayacak. Çünkü biz milletten geleni başımız, gözümüz üstüne bilenleriz, hakkın peşinde, hakikatin izinde gidenleriz, sözünü vicdanıyla ölçüp biçenleriz, hırsın atına binmeyen tok gönüllüleriz, milletin rızası için yollara düşenleriz.”

(Bitti)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x